Asya Hun İmparatorluğu

Asya Hun İmparatorluğu

Hunların devlet olarak tarih sahnesinde yer almaya başlamaları, hangi tarihe denk geldiği kesin olarak bilinmemektedir. M.Ö. 10. yüzyıldan itibaren Çin kaynaklarında Orta Asya'da ortaya çıkan kabilelere verdikleri isim olan ve Hiung-nu olarak bahsedilen Türklerden ve Türk hükümdarlarından söz edilmektedir.

Hunların en iyi bilinen tarihleri M.Ö. 3. yüzyılda (M.Ö. 318'de) Çinliler ile Hunlar arasında yapılan bir antlaşmaya dayanmaktadır.

M.Ö. 3. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Hunlar, Çinlilere karşı büyük bir tehdit oluşturmaya başlamışlardır. Çinliler, Hunların Çin devletine karşı başlattıkları akınları önleyebilmek adına sahip oldukları toprakların kuzey kısımlarına bugün Çin Seddi olarak bilinen bir duvar ördürmeye başlamıştır (Bitiş Tarihi M.Ö. 214).

Asya Hun İmparatorluğu'nun bilinen ilk hükümdarları Teoman'dır. Teoman'ın en büyük başarısı, Orhun - Selenge ırmakları ve Ötüken bölgelerinde yaşayan Hun topluluklarını, Çin'de yaşanan iç karışıklıklardan yararlananarak bir bayrak altında toplaması olmuştur. Bu birlikteliği sağladıktan sonra Çin topraklarına saldıran Teoman'a engel olmak amacıyla Çinliler, Çin Seddi'ni yapmak zorunda kalmışlardır.

Teoman'ın hükümdarlığından sonra başa Mete Han (M.Ö.209 - M.Ö. 174) geçmiştir. Orta Asya'da Türk birliğini sağlayan Mete Han, askeri alanda "onluk sistemi" uygulamış ve buun sonucu olarak Yüeçiler'i kendisine bağlamış, Siyenpileri ise Kingan Dağları'nın doğusuna çekilmek zorunda bırakmıştır. 

Askeri alanda yapmış olduğu yenilikler karşısında Çin Seddi, Türk akınlarını durdurmaya yetmemiş, Han soyundan gelen hükümdar Kao-ti'yi bozguna uğratarak Çin'i yıllık vergiye bağlamıştır.

Tunghular'ın ısrarlı toprak taleplerini "Toprak, devletin malıdır" diyerek reddetmiştir.

Mete Han, Kao-ti yönetimini bozguna uğrattığı sırada Çin'i kolaylıkla ele geçirebileceği halde, hem büyük bir ülke olan Çin'in dışarıdan yönetilemeyeceğini hem de kalabalık Çin nüfusu içinde Türklerin asimile olmasından çekindiği için Çinliler ile dostluk antlaşması imzalamış ve sadece yıllık vergi talebinde bulunmuştur.

Mete Han, Çinliler ile imzalanan dostluk ve ticaret antlaşmaları neticesinde İpek Yolu'nun egemenliğinde büyük bir pay sahibi olmuş ve devleti daha da güçlü bir hale getirmiştir. Asya Hun İmparatorluğu'nun en geniş topraklara ulaşması, Mete Han zamanında sağlanmıştır.

Mete Han'dan sonra devlet yönetimine oğlu Ki-ok geçmiş (M.Ö. 174 - M.Ö. 160), Çin ile ticari ilişkilerini devam ettirebilmek adına Çinli bir prenses ile evlenmiştir. Çinliler, bu evliliği kullanarak Hunların içişleri politikalarında etkili olmaya başlamışlar ve sürdürdükleri bu propagandalarla Hun beylerini birbirine düşürmeye başlamışlardır. Sonuçta, İpek Yolu'nun kontrolü tekrar Çinlilere geçmiştir. Asya Hun Devleti ile Çinliler arasındaki mücadelelerin temel nedeni, İpek Yolu üzerindeki hakimiyet kurmaya çalışmaktır.

Çi-çi döneminden başlayarak Çinliler, Hun akınlarına engel olabilmeyi başarmışlardır. M.Ö. 60'lı yıllarda Hunlar arasında çıkan iç çatışmalar ile devlet M.Ö. 58'de ikiye ayrılmış, önce Doğu ve Batı olarak ayrılan Hunlar, daha sonra Kuzey ve Güney olarak ayrılmışlardır. Çin'e yakın bölgelerdeki Hunların büyük bir bölümü Çin egemenliğine girerek kaybolmuşlardır.



 

 

 

 

 

 

 

Yorum Gönder

1 Yorumlar

  1. Merhabalar.
    Çinliler en sonunda Asya Hun İmparatorluğunu parçalamayı ve zayıflatmayı becermişler. Baba Mete Han doğru bir karar vermiş ama, oğlu bir Çinli ile evlenerek, imparatorluğun sonunu getirmiş.
    Tarihte yer alan tüm Türk devletlerinin akıbeti böyle olmuştur zaten. Başımıza ne geldiyse kadınlara olan zaafımızdan gelmiştir.
    Çok güzel, yararlı ve bilgilendirici bir paylaşımdı. Emeğinize ve yüreğinize sağlıklar dilerim.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil

Görüş ve düşünceleriniz bizim için önemlidir.